Birinci Bölüm – Gidiş

16 Temmuz günü Adana’dan CBF 500 ile gaz açtım.
Bir gece Sivas/Zara ilçesinde otelde kaldım, bu arada Hatay/Kırıkhan’da tırnakçılık yapan Suriyeli aileyi polis otelde enseledi. Ertesi akşam Hopa’ya ulaştım. Otel sahibi ve müşterilerle sohbet ederken aklıma Gürcü’lerin ilaca karşı tutumları gelince son durumu sordum. Hepsi birden gözümü korkuttu, yanımda reçeteli ilaç var ama belgem yok. Ertesi günü (Cumartesi) dinlenmeye karar vermiştim zaten, sabah olunca nöbetçi eczaneye gidip durumu anlatınca yardımcı oldu ve TC kimlik’ten ilacın dökümünü, raporu yazıcıdan çıkartıp verdi.

Hopa’dan hareket:

Hopa Evgin Otel önü

Pazar sabahı bizim Sarp sınır kapısını kolayca geçip Gürcü tarafında rutin pasaport/Ruhsat/fotoğraf çekme işlemlerinden sonra görevli bayan tamam deyip giriş bariyerini kaldırınca sevindim, çünkü ne arama ne de ilaç soran olmadı.

Tiflis yakınlarına kadar kadar rahatça geldim. Gürcüler kaliteli yeni yollar yapmışlar dolayısıyla ne yöne döneceğimi bilemedim ve o sırada oluşan konvoydan çıkıp sağa çekip bir sigara yaktım. Birazdan camı açık bir arabaya sorunca, işaretle bizi takip et deyip konvoydan dolayı devam edince panik oldum. Hemen kaskı takıp motoru çalıştırıp yetiştim ama eldivenleri giyecek zamanım olmadı. Tiflis otobanına çıktık, o önde ben arkada 100 km sürat ile gidiyoruz ama birazdan öyle bir sağanak yağmur başladı ki, yağmur taneleri ellerime iğne gibi batıyor ama yapacak bir şey yok. İyi ki pes edip peşlerini bırakmamışım, adamlar beni Kazbek-Vladikafkaz yol ayrımına kadar getirdi, durup tekrar tarif ettiler.
TCK 288 plakalı Gürcü araç sahipleri, anne/baba/oğul sağolsun varolsunlar. o yağmurda ben bulamazdım doğrusu.

Kazbek dağları yönüne geldim, Rusya’nın Kuzey Osetya Vladiafkaz şehrine 160 km. kaldı:

Hava kararmaya başlıyor, ayrıca pazar akşamı, geliş tarafında bitmeyen konvoy var, bana yer bırakmakla beraber sollayan üstüme geliyor ayrıca bu sefer gök gürültülü bir yağmur var ve aklıma bu sene yanlış hatırlamıyorsam Trakya tarafında yıldırım düşmesi sonucu vefat eden motordaş geliyor ve gördüğüm ilk otele kapağı atıyorum. Kahvaltı ve internet yok, 60 lari diyor, 50’ye fit oluyor. Neyse, yine de temiz bir yerdi.
Otel müşterisinin çocukları motora binmeye heves ettiler:

Pazartesi öğlene doğru Gürcü sınırını kolayca geçip Rus kapısına vardım, gümrük dışında 5-6 araba görünce sıraya girdim ama bu sefer de Ruslar beni en öne gitmeye teşvik etti. içeri girince görevli memur Pasaport için Rusca/İngilizce formu dağıttı, ancak önümdeki iki Gürcü arabasına çok sorun çıkarttılar ve bir saat Pasaportta sıra bekledim. Oysa benim iş iki dakikada bitiverdi. Motor için olan evrakı ise artık sadece Rusca veriyorlar ama gümrükçüler çok yardımcı oluyorlar.
Mesela Türk olduğumu öğrenince bana hemen Adil isimli Türk tercümanı getirdiler ve onun yardımıyla gümrük görevlisi benim formun bir sayfasını doldurdu, öbür nüshayı da ona bakarak ben tamamladım ama yine iki gürcü araba yüzünden bir saat de Gümrük tarafında sırada bekledim. Rus arabaları dahil herkesi arıyorlar ama benim çantalara bakan olmadı yine. İşim 5 dakikada bitti ve bariyer açıldı.

Çıkışta az ilerde sağdaki tesislerde Rusya için Trafik sigortası yaptırdım, motosiklet için 15 günlük 702 Ruble, 30 günlük 1053 Ruble imiş. Rublem olmadığı için 32 dolar hesabedip aldılar.
Sigortayı düzenleyen kadının ikram ettiği nescafe parasını da kur farkından kilitlediğini sonraki dolar bozdurmamda farkettim 🙂 Artık Rusya topraklarındayım:


Geldik Vladikafkaz’a ama tekrar yağmur bastırdı, sığındığım petroldeki 3 bayan görevlinin biri Azeri imiş, sohbet ettik, kahve ısmarladılar ama laf lafı açınca dul olan elemanı bana yapmaya kalktılar, bunun üzerine oradan tam gazla uzaklaştım 🙂

Neyse, hedef Rostov olarak yola devam ama yağmur da devam. Hava kararınca iş daha da zorlaşıyor. Pes edip Pytagorks’a sapıp otel aramaya başladım. Tabelasında Otenb yazan yerlere bakıyorum ama hepsinin yanında Night Clup var, nitekim gözü karartıp birine girince Resepsiyon mami’si “Nyet” çekerek niyetini belli etti. Dışarda beni izleyen tiplere de sırıtarak oradan da tam gazla uzaklaştım 🙂
İleri gidip bir taksi şöförüne sorunca 200 rubleye beni götüreceğini işaretle anlatınca peşine takıldım ama geldiğim yöne dönünce başıma geleceği anladım 🙂 Netekim, beni malum bir otele götürdü, mami’ye durumu anlattı, otele kabul edildik,
hediyesi 1,500 ruble. Odayı gösterdi önce güzel, temiz. İnternet var ama 24:00 gibi kestiler. Lakin duvarlar alçıpan bölme, gerisi +18 🙂 Bu Pytagorks batakhane olmuş, Putin reisin bu işe el atması lazım 🙂

Ertesi sabah nihayet güneşli bir havada yola devam. Stavropol sapağına gelmeden verdiğim moladaki değerlendirmem sonucu olmayan Ruscam ile Sibirya tarafına gidemiyeceğimi anladım. Büyük haritada iş kolay da detaya inince bağlantı yolları çokkarışık.

İki seçenek kaldı: St. Petersburg veya Novososirk’ten Kırım bağlantısı devam ediyorsa orası.
Bir de önceden kalacak oteller halledilmeden yola çıkınca otel bulmak büyük problem.

Neyse bu akşama doğru Rostov’a 51 km. tabelasının yanında petrolde Dolar bozdurabilir miyim diye durduğumda Motel buldum.
Orada sorduğum birisi de ben dolar bozarım dediğinde sorun halloldu ve geceliği 900 Rubleden yerleştim. Düz ayak güzel ve temiz. Ancak 23:30 gibi dönüp baktığımda interneti kesmişlerdi.
Ertesi sabah fatura da verdiler ve Rusya’daki ilk kaydımız gerçekleşti.

Artık hedefi Saint Petersburg olarak değiştirdim.

Moskova yolunda önce tatlıca didiştiğimiz sonra uzayıp giden BMV’li motorcuyla yolumuz 100 km.sonra ben motel aramak için durduğumda kesişti. Motorun 1150’lik olduğunu görünce utandım, adama yolda 160 çekmiştim 🙂 Neyse araba ile kendisini takip eden karısı ile tanıştırdı, bir kaç laflamadan sonra yola çıktık ama biraz sonra durmamı işaret etti ve bu gece Moskova’da beni misafir etmeyi teklif etti. Kabul ettim ama Moskova’ya beşyüz km var ve zaten sabahtan beri motor kullanıyorum. Neyse gazladık, önceden de sabaha kadar motor sürmüşlüğüm var, ama neredeyse 100 km.de bir koydukları gişeler yüzünden onları kaybettim.

Böylece tekrar motel araya araya sabah beşte bir tanesine yorgun halde girdim, ahçı kadın ayakta, resepsiyon bankosunun arkasında yatan bir kadına söylüyor ama kadın yattığı yerden kalkmadan nyet deyip duruyor. Çıkmayıp bekledim ve sonunda doğruldu ve belki vazgeçerim diye 1.500 ruble fiyat çekti. Kremlin hayallerinden vazgeçip bu sabahı da burada geçirdim.

Ertesi öğlen yola çıkıp Moskova’ya ulaştım ama ana yol şehir içine girip bir noktada T şeklinde sona erdi, yine kaldık ortada, motoru kaldırıma çıkarıp beklerken ATV kullanan bir çift geçerken beni görünce durup ilgilendiler, karısı bir kağıda Peter yolunu çizdi sağolsun, yolu bulduk ama gel de Moskova’dan çık, kilometrelerce kuyruk var.

Sonra Moskova’lı motorculara baktım, aralardan, sağ-sol banketlerden gayet rahat gidiyorlar ve araç sahipleri de devamlı yol veriyor.
Aynı yöntemi kullanarak Konvoydan kurtulup devam ettim ama ilerde yine kuyruklar oluşuyordu. Rusya TIR cenneti ve bunlara yol dayanmıyor, devamlı asfalt yeniliyorlar ve bu da kuyruklara yol açıyor.

Bu geceyi de şu motelde geçirdim, hediyesi 1.200 ruble.

Cuma günü yolda benzin için durduğumda biraz önce solladığım Yamaha YBR 125 motoru görünce gidip incelerken sahibi de geldi biraz lafladık:

Peter’da motel arayacağımı, kaç gündür internet yüzü görmediğimden dolayı rezervasyon yaptıramadığımı söyleyince yardımcı olmaya çalıştı, telefonunun internetini kulanmamı önerdi, kim demiş Ruslar soğuktur diye

Kendisi 40 km. sonra sapıp Daça’larına gidecekmiş, sana eşlik edeyim ordan devam ederim dedim ve yola çıktık ama yol ayrımına gelince durup bana bu akşamlık misafirlik önerdi. Göl kenarında güzel bir yer, başkanın daçası da burada deyince kabul ettim ama orayı görmek mümkün değil tabi.
Neyse karmaşık yollardan Daça’ya geldik ki gerçekten mükemmel bir yer, iyi ki gelmişim:




İkinci dünya savaşından kalma bir ahşap ev, satın alan komşusu arazisi ile birlikte 2.500 Dolara almış. Tadilat ister ama gene de çok ucuz:

Ayrıca Denis, mükemmel bir misafirperverlik örneği göstererek bana adeta VIP muamelesi yaptı, kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum. Yolda motel bulamayıp sıkışırsam diye bir de küçük çadır verdi.
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra bana Peter yoluna nasıl ulaşacağımı çizerken, çünkü ilk defa gelen için yolların çoğu toprak ve inanılmaz karışıktı:

Sonunda kalan 300 km.yolu da rahatca tamamlayıp Sankt Peterburg’a vasıl olup otele yerleştim.

Otel, daha doğrusu Hostel henüz Hopa’da iken Booking.com’dan S.Petersburg otelleri diye bakınca ilk sırada çıkmasıyla dikkatimi çekmişti. Daha sonraları Rusya’da ana yol kenarlarında internet-kahvaltı olmayan abuk subuk Motellere 1500-4500 ruble arası fiyatlar çekilince bu hostel aklıma yattı. Hem hesaplı hem de internet, mutfak, çamaşır makinası, 24 saat sıcak su vs. herşey var. Yakında marketler de var. Hediyesi gecelik 600 ruble, ben altı kişilik odayı tercih ettim 700 rubleye. Ancak motosiklet için güvenli park yerine günlük 400 ruble alıyorlar, toplamda 1.100 ruble ama gene de iyi.

Yanlız anlamadığım husus, S.Petersburg’da güvenlik sorunu mu var? Otele giriş çıkış tam bir merasim: Peşi sıra iki std.kapıdan geçtikten sonra kurşun geçirmez camın arkasında duran görevliden sürgülü kutu vasıtasıyla anahtarı alıp iki kilitli kapıdan ilkini görevli önündeki düğmeyle açıyor hemen arkasında ikinci kilitli bir kapı, o da birincisi kapandıktan sonra açılıyor ve dışarı çıkarken de aynı merasim. Bu esnada kameralarla takip ediliyorsunuz. Benim için problem şu oldu ki, otelin içinde sigara içmek kesinlikle yasak, bunun için dışarı çıkmak ve bu arada tekrar bu merasimleri yaşamak gerekiyor.

Karşısı Puşkin sokak ve soldaki ilk bina kaldığım Giggly hostel, merkezi bir yerde.

Kimileri sabahtan elinde bira şişesiyle sokaklarda veya parklarda içmeye başlıyorlar ama kimseyi rahatsız etmiyorlar.
Parklarda, metro önünde, sokaklarda kadınlı erkekli sigara otlakçıları var.

Herkes ekmeğinin peşinde

26 derece, güneş yakıyor ama gölge rahat

1.Bölümün Sonu