Vize kaldırılır kaldırmaz 3 yaz üst üste gittiğim Rusya’ya, vize kaldırıldıktan sonra 3 yaz bekledim tekrar açılacak ümidiyle.
Geçen yaz gelip artık 4. yılda da bir gelişme olmaması artık moralimi bozmaya başlamıştı.

Motosikletimi sadece yaz aylarında uzun yola çıktığımda kullanıyor, diğer zamanlarda şehir içinde tercih etmiyordum.
Çünkü CBF 500’ün yaklaşık 200 kg. olması ve Honda serisinin 77 cm ile en alçak seleye sahip olmasına rağmen bacak boyumun kısalığı şehir içinde sorun teşkil ediyordu.

Nitekim, 2015 yazında Rusya’dan dönerken Gümüşhane dağlarında aşağıdaki manzarayı fotoğraflamak için sağ tarafta arabaların da park edip insanların manzarayı seyrettiği geniş toprak cebi görünce girdim.

Gümüşhane Dağlarından bir kare


Ancak motoru durdurup vitesi boşa alıp ayaklarımı yere uzattığımda sadece sol ayağımın ucunu yere temas edip sağ ayağımın boşta olduğunu fark edince artık tekrar vitese atıp ilerlemek imkansız hale gelmişti: Sol ayağımı kaldırdığım an kot farkından dolayı sağa devrilmem kaçınılmaz görünüyordu.

Hemen yardım istedim, sağolsunlar 3-4 kişi koşarak gelip motoru tuttu ve düz bir zemine çektiler.
İşte o an aklımdam satma düşünce geçmişti ama nihai hedefim Rusya’daki Baykal gölünü görme arzusu beklememe sebep oldu.

Bu arada, 3 yıl önce berberimin ısrarıyla LetGo sitesinde bir ilan açılmıştı onun hesabından, ben bu işlerle uğraşmak istemediğim için.
Mesela, ilçeden birisi öğretmen olduğunu söyleyerek gelmiş ve motoru Honda servisine kontrol için gitmesine izin vermiştim.
Motor zaten berberiminin bahçesinde duruyordu benim yerim olmadığından dolayı.
Birazdan berberim aradı: Orada Honda yetkili servisi baş ustası demişki bu motorun ön çatallarının arkasındaki kaynaklar orijinal değil dolayısıyla 1.000 TL daha indirim yapacakmışım.
Benim arkadaş lafı gediğine koymuş: “Dediğinizin olması halinde bir yere kafadan girmesi ve sahibinin de çoktan ölmüş olması lazımdı”

Bu çakallığı duyunca tek şey söyledim: “O hocaya de ki, satmıyorum aga, adamı gönder gitsin”
Ertesi gün nasıl olduysa benim esas tamirciyi bulup ona da sorup cevabını alınca adam tekrar aramış. “Tamam, söylediğiniz fiyattan almaya hazırım”
Tekrar bana iletildiğinde cevabım değişmedi: “Satmıyorum ve bu öğretmen ile birlikte 1.000 TL için yalan söyleyen Honda yetkili servisi de lanetliyorum”

Artık ilanı bile unutmuşken geçen sene ani bir telefon alınca il dışından arayan arkadaşa bu durumu anlattım “Önce EFT/Havale, sonra satış” dedim.
Hiç tanımadığım bu arkadaş “Abi, sizin seyahat bloğunuzu okudum, size güveniyorum ve kabul ediyorum” dedi.

Anlaştığımız bedeli ertesi gün gönderdi ve bir hafta sonra çalıştıkları yerlerden izin alan çift uçağa atlayıp geldi.
Aynı gün tüm resmi işlemleri hallettikten ve hatta ertesi güne kalma ihtimali olan bazı işlemleri de bize gün boyu hizmet veren taksi şöförümüz halledince o güzel insanlar motora binip gittiler.
Ertesi gün de sağ salim ulaştıklarına dair haber verdiler.

Gönen kardeşim, güle güle kullan, tekerine taş değmesin

Peki, 2007 yılından beri beni hayal bile edemiyeceğim coğrafyalara hiç bir arıza vermeden ve hatta lastik bile patlatmadan gezdiren, binlerce hatıra biriktirmeme yardımcı olan motorumu satarken üzülmedim mi?

Ne yazık ki hayır, nankörlük mü ettim ona, hayır: Çünkü tam 4 yıldır uzaktık bir birimize, yabancılaşmıştık..
Yıllardır eli elime yani elim gidonuna değmemişti..

En son Araç muayene istasyonunda mecburen bir tur atma istendiğinde yeni sahibi Gönen kardeşim “Abi istersen sen gir bu teste” dedi.
Yan ayak üzerinde duran motorumun (Bak hala motorum diyor) yanına gidip onu düzeltmeye kalkınca yapamadım, çok ağır geldi bana, yan ayağını kaldırıp düz tutmaya çalışıp üzerine binmeye kalkarsam deviririm diye korktum.

Halbuki 4 sene önce kenarında ben ayakta dururken onu bir gidonunun ucundan tek elimin iki parmağıyla motorun yan ayaklığı of pozisyonunda dengede tutabiliyordum, o kadar da dengeli bir motordur yani..

Sorun motosiklette değil, bende elbette.

Sonuç olarak, bu satış hikayesi bu sitenin sonu değil, belki başka bir konuda devam edilebilir.

Hatta pandemi sonrası daha hafif bir motor, mesela Yamaha YBR 125 alınıp yola daha yavaş olsa da devam edilebilir.
Motosiklet konusundaki en büyük sorunum, park yerimin olmaması..

Şu Pandemiyi bir atlatsın Dünya, sonra tekrar düşünürüz..